Periodontitis nedenleri

Periodontitis tıp dalında diş eti hastalığına verilen bir isimdir ve diş çevrelemiş olan aynı zamanda dişi destekleyen dokuların mütenevvi nedenlerden dolayı enfeksiyon kapması sonucunda husule gelir.

Diş eti hastalığı yani periodontitis bilhassa da yetişkinlerde diş kaybına yol açan en önemli ağız ve diş sağlığı problemlerinden birisi olmaktadır.

Peki periodontitis nedenler nelerdir?

Periodontitis nedenleri

Periodontitis nedenlerinin başında dizin yüzey kısmında bulunan bakterilerin birikmesi ve ince bir tabaka halini alması gelmektedir. Oluşan bakteriyel tabaka ve bakteriyel tabakanın ihtiva ettiği bakteriler diş etini hasara uğratmakta olan çeşitli maddelerin üretilmesini sağlarlar. İşte bu durum sonucunda diş eti hastalığı olan periodontitis oluşmuş olur.

Bakteriyel plakanın varlığı ve diş taşı oluşumu neticesinde diş etinde çekilme husule gelmektedir. İlerleyen durumlarda da diş kaybı ortaya çıkar.

Periodontitis erken evrelerde mutlaka tedavi edilmeli, tedavisi için bir diş uzmanının yolu tutulmalıdır.

Periodontal Cerrahi

(Champagne ve ark. 2003). Periodontal cep, periodontal hastalığın en önemli bulgularından biri olup dişeti oluğunun patolojik olarak derinleşmesi şeklinde tanımlanır. Dişeti oluğunun derinleşmesi ile dişeti marjini ve/veya dişeti ataşmanı apikale doğru yer değiştirir. Peridontal cep derinliği arttıkça destekleyici periodontal dokularda daha fazla kayıp ortaya çıkar ve bu durumda, ilgili diş veya dişlerin kaybı söz konusudur. Periodonsiyumdaki bakteriyel değişikliklere cevap olarak dişetinde enflamasyon gelişimi, periodontal hastalığın başlangıcına zemin hazırlamış olur. Normal derinlikteki dişeti oluğundan periodontal cep oluşumuna geçiş, dental plaktaki bakteriyel hücrelerin kompozisyonu ile yakından ilişkilidir. Sağlıklı dişetini, çoğunluğunu kok ve çomak türünden bakterilerin oluşturduğu az sayıda bakteri kolonisi işgal eder. Hastalıklı dişetinde ise spiroketlerin ve hareketli çomakların sayısı oldukça artmıştır. Ancak bu bakterilerin varlığı hastalığın başlaması veya ilerlemesi için tek belirleyici faktör değildir

Kronik Periodontitis

Periodontitis pek çok etkene bağlı bir hastalıktır. Başlangıcı için patojenik bakterilerin varlığı gereklidir ancak bu tek başına yeterli değildir. Bireyin mikrobiyal değişiklere karşı vereceği immün ve enflamatuvar cevabın niteliği dişi destekleyen dokularda yıkım meydana gelip gelmemesinde kritik bir rol oynar. Bu immün ve enflamatuvar cevap ise genetik, çevresel ve kişisel özellikler (hijyen, kötü alışkanlılar vb.) gibi pek çok faktörün etkisi altındadır. Hastalığın ilerlemesinde pek çok faktör rol oynamasına rağmen hastalığın gelişmesinde diş ve çevresiyle ilgili lokal faktörler değil de genellikle hastanın sistemik durumu daha çok rol oynamaktadır (periodontal el aletleri)

Periodontitisin etiyololojisine, oluş hikayesine, ilerleme hız ve modeline göre çeşitli tipleri vardır (Page ve ark.1997). İlerleme hızına göre tüm periodontitis vakalarının % 10-15’ ini hızlı ilerleyen periodontitis, % 80’nini orta düzeyde ilerleyen periodontitis ve %5-10’nu da çok az ilerleme gösteren veya hiç ilerleme göstermeyen periodontitis teşkil etmektedir (Mercado ve ark. 2003). Bu farklı tiplerin oluşmasına, subgingival mikrobiyal floranın kompozisyonu ve mikrobiyal atağa karşı konak cevabını modifiye eden faktörler katkıda bulunurlar. Periodontitis başlangıcında bakterilerin varlığı mutlak şart olmasına rağmen hastalığın ilerlemesi için bireye ait immün cevabın niteliği kilit rol oynamaktadır (Page ve ark.1997). Daha önceki dönemlerde tüm gingivitislerin ilerleyerek periodontitise dönüştüğüne inanılıyordu. Artık bugün yaygın olan görüş gingivitisin periodontitisten önce meydana geldiği ancak tüm gingivitislerin periodontitise dönüşmediği şeklindedir (Brown ve Löe 1993).

Periodontitis pek çok değişkene bağlı bir hastalık olduğu için hem birey bazında hem de dişler bazında farklı özellikler göstermektedir. Tüm bireyleri ve dişleri aynı şekilde etkilemediği için kişi ve alan spesifik bir hastalıktır. Periodontitisin bu özelliği çerçevesinde, günümüzde hangi gingivitisli alanın ilerleyerek periodontitisli bir alan haline dönüşeceğini önceden tespit etmek mümkün olmadığı için tüm gingivitis olgularını ilerlemeden tedavi yoluna gitmek koruyucu bir yaklaşım olacaktır (Kinane 2001). Lindhe ve ark. (1989) 265 hastayı iki yıldan daha uzun süre takip etmişler ve hastaların yalnızca %12’sinin tüm alanlarının %70’inde 3mm veya daha fazla yıkım gözlemlemişlerdir. (agresif periodontitis)

Socransky ve ark. (1984) periodontitisin aktif ve pasif dönemler halinde ilerleyen episodik bir hastalık olduğunu ileri sürmüşler ve bu olayı “burst hipotezi” olarak adlandırmışlardır. Son yapılan çalışmalar, periodontitisin ilerlemesinin aktif ve pasif dönemlerden oluştuğu görüşüne karşın, sürekli devam eden bir süreç halinde ilerlediğini ileri sürmektedirler. Periodontal hastalık, içerisinde zaman zaman aktif dönemleri de barındıran ancak her dönemde ilerleme gösteren bir süreç olarak da kabul edilebilir. Dolayısıyla hem episodik hipotezin hem de sürekli ilerleme hipotezinin bilimsel bir değeri bulunmaktadır. Özetle periodontal hastalığın ilerleme süreci kişiye göre değişiklik göstermektedir ve sayıları çok olmayan bireylerin bazı dişlerinde ağzın diğer bölgelerine göre ilerlemiş düzeyde doku yıkımı gözlemlenmektedir. Bütün bu olaylar göz önüne alındığında; periodontal hastalık sürekli olarak ilerleme gösteren bununla birlikte lokal bazı bölgelerde daha aktif yıkım yapan nadiren de pasif dönemleri içeren bir hastalık olarak nitelendirilebilir (Kinane 2001).

Yorum Yap